Özcan: “Oğuzhan Yalçın, Hamit Işık’ı Yemedi”

Çorum FK Başkanı Fatih Özcan, düzenlediği basın toplantısında önemli konulara değinirken, üç yıllık proje dahilinde; gelecek sezonun planlaması, gidenler ve gelenler ile Bahri Kaya hakkında açıklamalarda bulundu.

Yaşanan süreç ile ilgili sezon sonuna kadar konuşmama kararı aldığını ancak Hacettepespor maçında da alınan kötü sonuç ve yaşanan olaylar nedeniyle her şeyi açıklayacağını belirten Başkan Fatih Özcan, düzenlediği basın toplantısında şu ifadelere yer verdi;

“Kulübümüzün bir an önce normalleşme sürecine geçmesi lazım. Dün Bahri Kaya hocamızla görüşmemizde de belirttim. Birçok kulübün 5-6 ayda yaşayacağı olayı biz 5 günde yaşadık. Olağanüstü şeyler yaşıyoruz. Bu nedenle Çorumspor’u gerçekten sevenler bu toplantıyı sıkılmadan dinlesinler çünkü uzun bir konuşma olacak. Şu andan itibaren anlatacağım her olayı isimler vererek belirteceğim. O isimlerde dilerse bize cevap vererek, bu olayları Çorum kamuoyuyla paylaşabilirler. Biz de cevap veririz.

İsmail Güldüren’e Teşekkür
Öncelikle Bakspor maçından sonra Bahri hocamızın istifası nedeniyle Hacettepespor maçına İsmail Güldüren hocamızın yönetiminde çıkmıştık. Sözleşme şartımız bu takım Play-Off’a kalması şartıyla 1 buçuk yıldı, opsiyon hakkı bizdeydi. Alınan kötü sonucun ardından yaşanan olaylar da 3 günlük hocanın hiçbir suçu yoktu. O da kendisini büyük bir kaosun ortasında buldu. Akabinde sinirli hareket etmemek için apar topar telefonlarımı kapatarak Ankara’ya gittim. Bu sürede de hocaya bir bilgi akışı olmadı. Oğuzhan Yalçın’ın İsmail hoca ile görüşmesinde kendisinin göreve devam etmeyeceğini ve başkanın da göreve devam edip etmeyeceğini bilmiyorum demesi üzerine İsmail Güldüren hoca, sağlıklı bir ortamın olmaması neticesinde görevinden ayrılmıştır. Verdiği hizmetlerden ötürü çok teşekkür ediyorum.

Artık Çorumspor’da Başkan Olmak Çok Zordur
Hacettepespor maçında yaşanan olaylarla ilgili birkaç konuya değinmek istiyorum. Biz gelmeden önce içeride 14 maçta üst üste hiç yenemeyen takıma bile bu denli protesto olmamıştı. Çok şükür büyük bir camia olma yolunda ilerliyoruz. Taraftarın vermiş olduğu mesajı alabilmek çok önemlidir. Eskiden küfürler olurdu, artık taraftarlar tepkisini istifaya davet ederek ortaya koyuyor. Bu onların en doğal hakkıdır. İyi işler yaptığımızda ‘Büyük başkan’ diyenler işler kötü gittiğinde de istifaya davet edebilirler. Benim orada üzüldüğüm tek nokta bir isim zikredilerek tepki verilmesi. Ben hatırlamıyorum ama büyüklerim hatırlıyor mu? 1967’den bu yana yönetim kadrosundan isim verilerek istifaya davet ilk defa oldu. Normalde orada taraftarların tepki banadır ve ben bunu kendi üzerime alıyorum. Büyük camialarda bu tepkiler olur ve olacaktır. Artık Çorumspor’da başkan, yönetici, teknik direktör ve futbolcu olmak çok zordur. Bu kulüp artık çıtayı yükseltmiştir. Bundan sonra Fatih Özcan’da olsa yuhalanacak, ıslıklanacak. Başkası da gelse aynı olay olacak. Ben bunu şahsileştirip üzerime almıyorum. Büyük bir camia oluyoruz. Çorumspor bölgenin büyük bir kulübüdür. Biz geldiğimizden berri hiç kaçak dövüşmedik, çıtayı hep yükselttik.

Görevimin Başındayım ve Hiçbir Yere Gitmiyorum!
Beni üzen noktalardan bir tanesi her sessizlik veya bir olay olduğunda taraftarın ‘Başkan gidiyor mu?’ algısı içine girmesi. Beni sadece tribünler gönderir. Ben tribünler istifa dediğinde başkanlığı bıraktım. Onun haricinde görevimin başındayım ve hiçbir yere gitmiyorum. Ta ki, taraftarlar bana ‘Fatih Özcan istifa’ diyene kadar. ‘Bu takım küme düşer mi?’ söylemlerinin başladığı yerde biz bırakıp kaçacak değiliz. Ben bu kara lekeyle yaşayamam. Çorumspor taraftarları rahat olsunlar ben görevimin başındayım. Bundan sonra da ‘Başkan bıraktı mı? Başkan gidecek mi?’ söylemlerini bir kenara bırakalım.

Taraftara Yapılanları Kabul Etmem Mümkün Değildir
Gelelim taraftarların Oğuzhan Yalçın’a verdiği tepkiye. Orada Oğuzhan Yalçın’ın, Kulüp Müdürü Özgür Yıldırım ve Dernek Başkanı Mustafa Ercan’ın yaptığını kabul etmem mümkün değildir. Burası dingonun ağırı değil. Burada bir kulüp başkanı var ve onun olduğu yerde kulüp personeli sesini yükseltemez. Tamam bunu yapmışsındır ama o kişiler bunun bedelini öder! Şimdi isim isim Oğuzhan Yalçın adının öne çıkmasının sebebine gelelim. Ağabeyim, yol yürüdüğüm Hamit Işık ile aramızda soğuk rüzgarlar esebilir, kendisi istifa etti. İstifa etme şekli bana göre yanlıştır ve doğru bulmuyorum.

Çorum Belediyespor’a 110 Bin TL Ödeyerek Yönetici Oldum
Artık herkes her şeyi öğrensin, bunları sezon sonu anlatacaktım. Biz 2013-3014 yılında Ulukavakspor’u BAL’a yükselttiğimizde bize Çorum Belediyespor’dan teklif geldi. Bu yöneticilik teklifi geldiğinde benim orada tanıdığım tek isim Hami Işık’tı. Ben Çorum Belediyespor yönetimine girerken 110 bin tl para ödedim. Eski belediye başkanımız Muzaffer Külcü ve yönetici Mustafa Özbayram buna şahittir. 2013-2014 yılında Play-Off bile oynayamamış Hamit Işık’ın genel kaptan olarak görev yaptığı takım başarısız olmuştur. Akabinde biz yönetime girdiğimizde bize Yavuz İncedal doğru bir isim olduğu geldi ancak Mali As Başkan görevinde bulunan Mustafa Özbayram yönetime girmenin bir bedeli olduğunu söyledi. Yavuz İncedal ile anlaşma sağlanacak ve bize 110 bin tl para dedi. Ertesi sabah bende Çorum Belediyespor hesabına 110 bin tl para yatırdım. Ben kimsenin referansı ile bir yerlere gitmedim. Ben bir sene önce Play-Off kaçırmış takıma 110 bin tl ödeyerek Mali As Başkan olarak geldim. O sezon İstanbulspor ile oynanacak final maçı öncesi Muzaffer Külcü Başkan beni itfaiyeye çağırdı. Bana dedi ki, “Fatih bir şehrin yükü omuzlarınızda. Bugün sadece İstanbulspor ile bir final maçı oynamıyorsunuz, bu şehrin bu kupaya ihtiyacı var. Senden ve tüm yönetici arkadaşlardan üstün bir performans istiyorum” dedi. Bende Muzaffer başkanın bir lafına kendi bütçemden 500 bin liralık bir çantayla gittim final maçına. Takımın soyunma odasına giderek kaptan Nedim Köseoğlu’na şampiyon olmanız halinde benden 500 bin lira prim dedim.

Hamit Işık’ın 55 Bin Liralık Cezasını Ödedim
O şartlarda final oynadık ve onun akabinde biz MHP’den milletvekili adayı olunca kulübe siyaseti bulaştırmayalım diye görevimizi bıraktık. Yaşanan bu sürecin ardından Hamit Işık ağabeyim Belediyespor’da görevine devam etti. Bende vedalaşmak üzere Muzaffer Külcü başkanın odasına gittim. Orada eski başkan Zeki Gül ve Mustafa Özbayram da vardı. Hamit Işık’ın şimdi instragram boy boy resim paylaştığı kişi içeri girerek, “Hamit Işık Çorum futbolundan uzaklaşmadığı sürece Çorum futbolu bir adım ileriye gidemez” dedi. Hamit Işık 10 ay ceza aldı. O kişi bu cezası yüzünden Hamit Işık’a boştan yere paramı ödenecek dedi. Ben de Muzaffer Külcü başkana, “Hamit Işık yolda yürürken ceza almadı. Bu kulüp için ceza aldı” dedim ve Hami Işık’ın o dönem yediği 55 bin liralık cezayı Çorum Belediyespor’a kendim ödedim. Bu parayı ödedikten sonra ahdettim. Hamit Işık futbolu ne kadar biliyor, bilmiyor diyerek ben bu yolu senle yürüyeceğim ağabeycim diyerek 2018-2019 yılında Hamit Işık ile bu yolu yürüdüm. Tüm Çorum kamuoyuna da bir takım nasıl şampiyon olur gösterdim.

Oğuzhan Yalçın, Hamit Işık’ı Yemedi!
Şimdi Hami Işık ile ayrılığa geliyorum. Diyorsunuz ki, ‘Oğuzhan Yalçın, Hamit Işık’ı yedi’ Siz bu işlere girmeyin. Hamit Işık ile Oğuzhan Yalçın kardeştir! Bugün küserler yarın barışırlar. Lütfen bunların arasına sizler girmeyin. Yarın onlar oturur bir masada yemek yerler; iki kardeşin, ağabeyin arasına girilmez. Ben kulüp başkanı olarak girmedim. Bu sene Oğuzhan Yalçın ile devam ederim, seneye Hamit Işık ile devam ederim. Bu karar bana aittir ve Oğuzhan Yalçın da bu kulübün çalışanıdır, Hamit Işık’ta görev aldığı sürece maaşını alan bu kulübün çalışanıdır. 9 hafta sonra ‘Gel Hamit Işık’ dediğimde asla da beni yalnız bırakmaz. Ama insanların arasına fitne tohumları ekmeyin. Oğuzhan Yalçın, Hamit Işık’ı yemedi arkadaşlar! Süreci anlatayım biz sezona başladık Oğuzhan Yalçın futbolu bıraktı ve tüm kamuoyunun önünde ben 2 yıl boyunca Oğuzhan Yalçın’ın parasını cebimden ödeyeceğim dedim. Oğuzhan Yalçın’ın parasını ben kendi şirketimin üzerinden ödüyorum ancak kulübün kayıtlarına girmesi adına parayı kulübün hesabına gönderiyorum. Oğuzhan Yalçın artık benim şirketlerimin bir çalışanıdır. Kulüple hiçbir bağlantısı yoktur.

Hamit Işık Kendi İsteğiyle Maaş Almak İstemedi
Akabinde lig devam ederken benim bilgim dışında Oğuzhan Yalçın, Arif Ceylan ve Hamit Işık bir görüşme gerçekleştiriyor. Benim bu görüşmeden haberim yok. Olayın detayını da bilmiyorum ancak Arif Ceylan hoca beni aradı ve ‘Kardeşim ben Hamit Işık’a da Oğuzhan Yalçın’a da gerekeni söyledim. Sen ikisini de karşına al bir görüşme yap’ dedi. İkisini de karşıma aldım, olayın ne olduğunu sordum. İkisi de kulübümüzün çalışanı ve aktif maaş alan insanlar. Oğuzhan Yalçın dedi ki, “Hamit Işık ile aynı görevi yapıyoruz. Kulüpte çift maaş var. Ben futboldan yeni ayrıldım. Sen beni verdiğin bir söze istinaden burada tutuyorsun. Ama şu anda buradan gitmesi gereken benim. Ben ayrılmak istiyorum. Hamit Başkan ile birlikte sizin devam etmeniz daha uygundur” dedi. Bunu Hamit Işık’ın yanında söyledi. Ben de bunun üzerine bu olay sizi rahatsız mı ediyor dedim bunun üzerine Hamit Işık, “Evet, beni rahatsız ediyor. Ben zaten bir iş yapmıyorum. Maaş almak istemiyorum” dedi.  Bunun üzerine de Kasım ayından itibaren Hamit Işık’ın ödemesi durduruldu. Hamit Işık’ın talebi doğrultusunda. Ben de dedim ki, “Bir tercih yapmak mı zorundayım?” Bunun üzerine ben de Oğuzhan Yalçın ile devam etmek istiyorum. Takdir edersiniz ki ben bir kulüp başkanıyım ve kimle çalışacağıma ben karar veririm.

Hamit Işık ile Aramda Güven Sorunu Oluştu
Benim Oğuzhan Yalçın’dan yana tavır almamın sebebi şudur. Bu sene bu takım 1.5 milyon lira eksiyle lige başladıysa Hamit ağabey çıkar açıklar bunun vebali Hamit ağabeydedir. Biz bu kulübü alırken Hamit Başkan ile birlikte oturduk plan yaptık. Biz 5 milyon lira para harcayacağız bu kulüp şampiyon olmazsa bizden bu kulübü alırlar dedik ve A.Ş’yi kurduk. Bu doğrultu da bütün planlamamızı yaptık. Biz bunları yaparken de kimsenin alnına silah dayamadık. Kongre üyelerinin çoğu Belediye çalışanıydı. Ama şöyle bir detay var. Biz kulübü alırken, bize 1.5 milyonluk şampiyonluk prim sözü verildi. Ben Hamit Başkan’a döndüm ve dedim ki, “Sakın BELTAŞ sözleşmesini imzalama. Bak takım şampiyon olur o sırada seçimler olur ve biz 1 buçuk milyon liranın kavgasını yaparız” dedim. Hamit Başkan tekrar gitti belediyeye görüşmelerini yaptı, Zeki Başkanı yine ikna edemedi. BELTAŞ sözleşmesine 1.5 milyon liralık şampiyonluk prim sözü yazdırılamadı. Tabi ben burada sözleşmeyi imzalamaması gerektiğinin şerhini düştüm. Bunun üzerine Hamit Başkan bana, “Sen bu takımı şampiyon yap, bu parayı 1 buçuk dakikada toplarlar” dedi. Neticede biz bu parayı alamadık arkadaşlar! Burada benim ile Hamit ağabey arasında bir güven sorunu oldu. Eğer ki diyorsa, “Benim bir suçum yok, Zeki başkan parayı vermedi” o zaman bu Zeki başkan ile onun arasında. Bu para bana verilmedi ve bu borç benim üzerime kaldı. Benim orada zaten Hamit Başkan ile yola devam etmemeye dair bir kararım oluştu. Bu arada Hamit Işık benim arkamdan ne söylerse söylesin ki ben konuştuğunu da düşünmüyorum. Tüm Çorum kamuoyu duysun o benim dostum ve ağabeyimdir. Bugün şartlar böyle oluştu, yarın ne getirir bilemem. Hamit Başkanın istifa açıklamasında Oğzuhan Yalçın’ın laf taşıdığı ile ilgili konuya cevap vermemiştim. Şimdi buradan söyleyeyim o konu asılsızdır. Ben zaten yönetimde revizyona gidecektim. Oğuzhan Yalçın ile Hamit Işık arasında Kahveland da yapılan görüşme bir süre sonra bu kulübe yara verecekti. Süreç bundan ibarettir. Ben Hamit Işık’a asla kırgın ve kızgın değilim. Şartlar bunu gerektirdi. Yarın şartlar oluşur, ben yine Hamit Işık ile yola devam ederim, kimse de bunu yadırgamasın. Bu kapılar Hamit Işık’a sonuna kadar açıktır.

Gönüllü Çalışan Kulüp Doktoru Şampiyonluk Primi İstedi
Bir kulüp doktorumuz vardı, geçen sezon başında. O da dedi ki, “Ben hiçbir ücret talep etmiyorum, gönüllü olarak Çorumspor’a hizmet etmek istiyorum” dedi. Bizde buyur hocam gel dedik. O da sağ olsun gece demedi gündüz demedi, dişini tırnağına kattı bizle birlikte çalıştık. Şampiyon olduktan sonra yeni sezona başlarken, yorulduğunu ve göreve devam etmeyeceğini ancak şampiyonluk primi istediğini söyledi. Oğuzhan Yalçın bu konuyu bana iletti bende bunu veto ettim. Yani buraya gönüllü gelmiş birisinin şampiyonluk primi istemesi benim hoşuma gitmedi. Ancak bunu biz istersek veririz. Ben bunu veto ettikten sonra kendisi sosyal medyadan, “Oğuzhan Yalçın şöyle-böyle” demeye başladı. Oğuzhan Yalçın sana bir şey yapmadı hocam oradan buradan yazıyorsun, yazma.

Görevine Son Verdiğimiz Yönetici Şişirilmiş Faturayı Kulübe Soktu!
Oğuzhan Yalçın yöneticiyi yedi diye yazıyorlar. Oğuzhan Yalçın’ın ne öyle bir kabiliyeti var, ne yetkisi var, ne de haddi var! Benim koltuğumu bu kadar hafifletmenin ne anlamı var. Ben aldığım her kararı çıkar açıklarım. Bu elimdeki fatura bir yöneticimizin 5600 lira diye kulübe soktuğu, aslında 560 lira olduğu tespit edildiği faturadır. Yönetici kardeşimiz maça gitmiş, deplasmanda arabasının camı kırılmış, kulübün hesaplarında yöneticinin camı değişmiş diye gözüküyor. Hemen sildim. Akabinde şişirilmiş fatura ve hesap hatası nazik ve kibarca hesap hatası diyorum(!) Çok fazlada konunun üzerine gitmek istemiyorum ve derhal o yöneticinin görevine son verdim. Sonucunda, Oğuzhan yalçın yönetici yedi oldu. Kulüp zaten senin arabanın camını değiştirdi bir dur güzel kardeşim! Ama benim olduğum yerde olmaz bunlar. Bu faturayı da bulan ben değilim. Hamit Işık ağabeyimizin yeğeni kulüp müdürümüz Samet Çelenk benim önüme getirdi. Biz de o yöneticimize bir kılıf bulduk ve yollarımızı ayırdık. Şimdi ben konuşursam yürüyemezsiniz diyorum, kızıyorsunuz. Kardeşim sütü çiğ içtiysen karnın ağrır!

Rahmetli Sinan Yıldız’ın Eşi Kendisi İşten Ayrıldı
Bunlar konuşulacak şeyler değil ama susun dedikçe susmuyorlar, durun dedikçe durmuyorlar! Bunları söylerken utanıyorum ama anlatmak zorundayım. Sinan Yıldız ağabeyimiz vefat ettikten sonra cenaze evine ailemi gönderdim. Amcamı ev sahibine gönderdim. Durumu nedir, ne yapabiliriz diye sordum. Geriye dönük 3-5 ay kirası birikmiş onu ödedim. Ayrıca, 2019 yılının 1 yıllık kirası ödedim. Bayramların tamamında Sinan ağabeyin evlatlarının hepsini giydirdim. Rahmetlinin evinin erzakının tamamını gönderdim. Biz bu terbiyeyle yetiştik, bu eli bu ele söylemem. Arkadaşlar yetinmedim ev sahibi ile ev pazarlığı yaptım. Ev sahibinden bana bir fiyat geldi rahmetlinin eşi, ‘Ev soğuk ısınmıyor, bana başka bir ev al” dedi. Ben emlakçı değilim ki güzel ablacığım. Ondan sonra başımıza bir sürü işler geldi ama ben hiçbir zaman onların üzerinden elimi eteğimi çekmedim. Evine ekmek parası götürmesi adına ablamızı tesislerde işe aldım. Ablamız geldi işe başladı, 2 ay çalıştıktan sonra başka ablamızın kendisine zorluk çıkartığını söyledi ve işi bıraktı gitti. Kampanya düzenlenip, ev alınacakmış ben o kampanyaya karşı çıkmışım. Ben öyle hiçbir şey yapmadım ablacığım. Kemal Bolat programda bir kampanya yapalım dedi bende ağabey toplanır 5 bin lira insanların ailesini rencide ederiz dedim. Onun haricinde kimse bana kampanya demedi. Evet ben şimdi Sinan Yıldız’ın evi için kampanyayı başlatıyorum. Benden 20 bin lira, Mustafa Şeker’den de 20 bin lira. Kim buna sahip çıkacaksa, bu kampanyaya öncülük edecekse bizden 40 bin lira. Çıksın bir babayiğit bu evi alsın bende üzerime düşen her şeyi yaparım. Ama burada çalışmayan kişiyi ben zorla burada tutamam ki. Konuşacağım çok şey var edep ediyorum.”

İlk yorumu siz yapın..

Bir Cevap Yaz

E-Posta Hesabınız Yayımlanmayacaktır.


*


*