“Biraz tevazu, biraz alçak gönüllülük..”

Çorum’un usta spor yazarı Ahmet Kaya, bu hafta oynanan Kütahyaspor maçı sonrası Çorum Belediyespor hakkında kaleme aldığı yazısı dizisi. 

“Açıkcası Kütahyaspor maçının çok zor geçeceğini tahmin etmiştim. Hatta maç öncesi bir kaç yakın dostuma bir gece önce gördüğüm rüyanın etkisinden olsa gerek beraberlik çıkabileceğini de söylemiştim. Yanılmayı çok isterdim ama olmadı. Emin olun bu beraberlik bizim için hayırlı oldu diyebilirim. İki hafta üst üste maç kazanınca yine bir anda bırakın Play-Off’a kalmayı, şampiyonluk türküleri söylemeye başlamıştık bile. Tabi bu da doğal olarak futbolcu üzerinde artı bir baskı unsuru oluşturuyor. Artık bu saatten sonra şampiyonluk söylemlerini bir tarafa bırakmalıyız. Hemen her hafta rakiplerin maçlarından matematik hesabı yapmanın anlamı yok. Maç, maç düşünüp, kendimize bakmak yeterli. İşte bu noktada da ligin son düdüğüne kadar desteğimizi sürdürmeliyiz.
* * *
Maçın analiz edilecek pek bir tarafı yok. Berabere kaldığımız bu Kütahyaspor, ligin ilk yarısında yenildiğimiz Kütahyaspor’dan en az 3 gömlek üstün. Hadlerini bilerek oynadılar, hatta çok da önemli gol pozisyonlarından da faydalanamadılar. Özellikle Kaptan Emrullah’ın sakatlanması orta sahada ciddi zaafiyetler doğurdu. Açıkçası Teknik Direktör Gürses Kılıç’ın oyuna İmam’ı alması ve Akın’ı ön liberoya çekmesini yadırgadım. Böyle bir durumda Çağrı neden kenarda bekler çözebilmiş değilim. Bu takım belki de 2 yıldır ilk kez 3 forvet oynadı. Haftalar sonra Burak Gündoğdu tercihi beni şaşırttı. Zira neredeyse unutulan Burak, geriye dönük iyi kullanılsaydı belki şimdiye gol yollarında daha rahat olabilirdik. Yakup Alkan’ın eleştirilmesi çok ilginç. Şu anda grubun gol kralını kenarda bekletmek istenmesi akıl alır gibi değil. Tamam kısmi bir form düşüklüğü olabilir ama bunun temel nedeni Yakup’un beslendiği noktaların ya takımdan gönderilmiş olması yada kalanların form grafiğindeki düşüş.
Kaybedilmiş 2 puan var kabul. Ama mantıksal kazançların bu 2 puandan daha değerli olduğunu düşünüyorum. Tabi bunu iyi kullanabilirsek.
***
Küfür kitle sporlarının doğasında var. Olmasa iyi ama bunun önüne geçmek pek mümkün görünmüyor. En azından şimdilik. Biraz eğitim, biraz da spora bakış açısıyla doğru orantılı… Cizre maçından sonra yazdığım yazı ne yazık ki yine bir düz mantık ve art niyetli bakış açısıyla değerlendirilmiş. Herkesin zeka seviyesine göre yazamayacağım için okuyan herkes kapasitesi oranında değerlendirebilir. Tabi bu değerlendirmeyi, ahlak sınırları içerisinde çapını ve haddini aşmadan yapmakta fayda var. Yazdığım yazının eleştirilmesi yada gerçek dışı şeklinde yorumlanmasına lafım yok. Beni üzen, KİBRİN tavan yaptığı bir durumda bel altı eylemlere girip, kişisel yada makamsal seviyenin yerlerde sürünmesi.
Cizre maçı sonrası polis tarafından TC’leri alınan küçük bir grup taraftar için yazdığım cümleler hala yerinde duruyor. Kütahya maçındaki küfürlerden sonra kimlerin TC’si alındı hadi bunun cevabını verin. Benim derdim eğer etmişlerse ne küfreden nede Ankara’da istifa sloganları atan çocukları koruyup kollamak değil. Sadece önce küfredip sonra istifa sloganı atanların kıçını başını oynatıp ‘ben yapmadım, o yaptı!’ ahlaksızlığını sergilerken ihalenin küçük bir grup gencin üzerine atılmasınadır itirazım… Bu gençlerin neden kurban seçildiğini de çok iyi biliyorum. O bende kalsın. Ama şu iyi bilinsin ki, “onlar bizim değil, Çorumspor taraftarı” denildiği içindir ki bu şehrin insanı hâlâ tam anlamıyla Çorum Belediyespor’u benimsemiş değil. Ne zaman ki yüksek egonuzdan sıyrılırsınız, işte o zaman Belediyespor bu şehrin takımı olur. Tavsiyemdir… Kalan haftalarda bu takımın desteğe daha çok ihtiyacı var. Taraftar transfer edin. Paraya gerek yok. Biraz tevazu, biraz alçak gönüllülük biraz da hoşgörü… Tüm bedeli bu..!”

İlk yorumu siz yapın..

Bir Cevap Yaz

E-Posta Hesabınız Yayımlanmayacaktır.


*


*